Ana içeriğe atla

Mutancana

Mutancana Edirne Mutfağı’nın karakteristik bir et yemeğidir. Edirne Sarayı’nda doğan Fatih Sultan Mehmet’in en sevdiği yemeklerden olduğu, İstanbul’un fethinden sonra Topkapı Saray Mutfağı’na taşınan baş yemekler arasında yer aldığı bilgisine sahip olduğumuz Mutancana Edirne’nin özel yemeklerinden bir diğeri olan olan Zirva tarifiyle büyük benzerlikler gösterir. Zirva gibi Mutancana tarifinde de Osmanlı yemeklerindeki uygulamalar gereği et ve meyvelerin, tatlı, ekşi ve tuzlu aromaların birlikteliğini görüyoruz. Tarifin orjinali kuzu eti kullanılmasını işaret ederken, sonraki yıllarda tavuk eti ile de bu yemek hazırlanmaktadır. Mutancana günümümüzde Osmanlı Mutfağı örnekleri sunan konsept mutfakların baş tarifleri arasında yer alırken, Edirne yöre mutfağında da diriliğini korumaktadır.
Malzemeler :
  • 750 gr kuzu eti
  • 1 su bardağı kızıl üzüm
  • 15 adet arpacık soğan
  • 1 çay bardağı soyulmuş iç badem
  • 4-5 Adet incir
  • 2 Çorba kaşığı bal
  • 3 Çorba kaşığı tereyağ
  • 2 Su bardağı su
  • Bir fiske un
  • 2 Çay kaşığı sumak
  • 2 Çay kaşığı tuz
Yapılışı :
  • Derince bir tencerede tereyağını eritin.
  • Kuşbaşı doğranmış kuzu etini ilave edin.
  • Etler suyunu salıp çekinceye değin kavurun.
  • Soyduğunuz arpacık soğanları bütün olarak tencereye ilave edip birkaç dakika daha kavurun.
  • Parmak ölçüsüyle bir-iki fiske unu serpiştirip, birkaç dakika daha kavurun.
  • Üzerine sıcak su ilave edip kızık ateşte pişmeye alın.
  • Ateşten almazdan 5 dakika önce kızıl üzümü, balı, sumağı ve tuzunu ilave edin.
  • Kenarda sıcak suda haşlayıp kabuklarını soduğunuz bademleri ve kuru inciri ince ince doğrayın.
  • Bir tavada birkaç dakika sotelediğiniz badem ve incirleri sunuma aldığınız yemeğinizin üzerinde servis edin.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kiremitte Alabalık

strancalar’ın yeşile kesmiş doğasında sizi karşılayan pek çok alabalık kır lokantasına rastlarsınız. Burada balıklar bu dağlardan beslenen buz gibi sularda ve doğal ortamlarında yetişir. Bu sebeple çok lezzetlidirler. Böylesi bir alabalık mutfağının yörede yeşermiş olması şu durumda şaşırtıcı değildir. Hatta bu yönüyle ün yapmış Pınarhisar’ın Kaynarca beldesini tam da burada hatırlamak gerekir. Eski zamanlardaki şaşaalı günlerinin uzağında olmasına rağmen, Pınarhisar’ın Kaynarca beldesinin alabalık mutfağı üzerine hala en bilinen ve en çok tercih edilen yer olduğunu şüphe götürmez. Malzemeler : 1 Büyükçe alabalık 1 Orta boy domates 1 Orta boy soğan 2-3 Sivribiber 3-4 Diş sarımsak 4-5 Adet orta boy mantar 2 Çorba kaşığı tereyağ 1 Su bardağı kaşar rendesi Karabiber, tuz Kiremit balık tabağı Hazırlanışı : Balığınızı temizleyip kurulayın. Karın boşluğuna parmağınızla bir parça karabiber sürüp tuz gezdirin. Sırt etine yakın yerden verev verev 2-3 çizik atıp buraya sar...

Palamut Pilakisi

aradeniz, Marmara ve Ege gibi üç tarafı farklı karakterde üç ayrı denizle çevrili Trakya’da balık mutfağının yer etmemesi düşünülemez. Balık sezonunun açılışıyla tezgahları süsleyen ilk balık ise şüphesiz palamuttur. Özellikle yörenin Karadeniz kıyılarından tutulan ( İğneada, Kıyıköy vb… ) palamutlar çok daha lezzetli ve tezgahlarda en fazla tercih edilenler arasındadır. Buna karşılık Maramara Denizi’nde de azımsanmayacak ölçüde palamut balığı avlanmaktadır. Yöre mutfağında çeşitli pişirme yöntemleriyle muammele edilebilen palamut balığının en sevilen hazırlanışlarından birisi pilakisidir. Genel olarak  palamut buğulaması  ve pilakisi birbirine çok yakın hazırlanışları ifade ettikleri için zaman zaman karıştırılmaktadır. Hazırlanışlarındaki küçük nüanslar ve ustasının elinden küçük kişisel dokunuşlar bu farkı ortaya koyar. Pilakinin hazırlanışındaki en belirgin fark sebzeli domates sosunun önceden tavada ısıtılıp, sonradan fırın tepsisine alınmasıdır. Buğulamasında ise ...