Ana içeriğe atla

KIPANA BÖREĞİ

Aldığı kadar köy unu (tam buğday unu)
5-6 yumurta Yarım yumurta kabuğu kadar su (veya yarım limonun suyu) (isteğe bağlı) Tuz

HARCI VE ÜZERİ İÇİN:
250-300 gr tel peynir (civil peyniri) veyaçökelek
1 demet maydanoz
yarım kg tereyağı (tercihe göre d
2 su bardağı unu geniş bir kaba alıp ortasını havuz biçiminde açın. Yumurtaları, suyu (veya limon suyunu) ve tuzu havuza koyup parmak uçlarınızla karıştırmaya başlayın. Katı kıvamlı, parlak bir hamur oluncaya kadar en az yarım saat yoğurun. (Yoğuran acemi ise bu işlem 1 saat kadar sürer.) Kıvamına gelip gelmediğini anlamak için bıçakla yarıya bölün. İçinde hiç hava kabarcığı kalmadı ise yeteri kadar yoğrulmuş demektir. Hamuru 10-12 bezeye bölün. Altını üstünü unlayarak oklavayla tek tek açın. Bıçak sırtından daha ince olacak şekilde incecik yufkalar hazırlayın. Açtığınız yufkayı kurumaması için dörde katlayın, temiz bir çarşafın üzerinde bekletin. Diğer bezeleri de aynı şekilde açın. Tel peyniri elinizde kabaca didin. Maydanoz yapraklarını incecik kıyın. Tereyağını eritin. Geniş bir tepsiyi yağlayın. Geniş bir tencerede 1 tatlı kaşığı tuz ile bol su kaynatın. Ayrı bir geniş tencerenin içine bol soğuk su hazırlayın. Geniş bir tepsiyi yağlayın. Hazırladığınız yufkaları kaynamakta olan suda teker teker yarım dakika kadar pişirin. Kaynar sudan çıkarır çıkarmaz soğuk suya atın. Sudan çıkarırken yufkayı elinizle hafifçe sıkıp fazla suyunu alın. Tepsiye sığması için hafifçe buruşturarak yayın. Her katın arasına bir servis kaşığı tereyağından gezdirin. Yufkaların yarısını döşeyince peynir ve maydanozu koyun. Aralarına yağ serperek diğer yufkaları da aynı şekilde yerleştirin. En üstüne de tereyağı gezdirin. Fırını 220 (turbo 200) derecede ısıtın. Altı üstü kızarana kadar, yaklaşık 40 dakika pişirin. Kıpana böreğini büyük yuvarlak servis tabağına ters çevirip dilimleyerek servis yapılır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kiremitte Alabalık

strancalar’ın yeşile kesmiş doğasında sizi karşılayan pek çok alabalık kır lokantasına rastlarsınız. Burada balıklar bu dağlardan beslenen buz gibi sularda ve doğal ortamlarında yetişir. Bu sebeple çok lezzetlidirler. Böylesi bir alabalık mutfağının yörede yeşermiş olması şu durumda şaşırtıcı değildir. Hatta bu yönüyle ün yapmış Pınarhisar’ın Kaynarca beldesini tam da burada hatırlamak gerekir. Eski zamanlardaki şaşaalı günlerinin uzağında olmasına rağmen, Pınarhisar’ın Kaynarca beldesinin alabalık mutfağı üzerine hala en bilinen ve en çok tercih edilen yer olduğunu şüphe götürmez. Malzemeler : 1 Büyükçe alabalık 1 Orta boy domates 1 Orta boy soğan 2-3 Sivribiber 3-4 Diş sarımsak 4-5 Adet orta boy mantar 2 Çorba kaşığı tereyağ 1 Su bardağı kaşar rendesi Karabiber, tuz Kiremit balık tabağı Hazırlanışı : Balığınızı temizleyip kurulayın. Karın boşluğuna parmağınızla bir parça karabiber sürüp tuz gezdirin. Sırt etine yakın yerden verev verev 2-3 çizik atıp buraya sar...

Mutancana

Mutancana Edirne Mutfağı’nın karakteristik bir et yemeğidir. Edirne Sarayı’nda doğan Fatih Sultan Mehmet’in en sevdiği yemeklerden olduğu, İstanbul’un fethinden sonra Topkapı Saray Mutfağı’na taşınan baş yemekler arasında yer aldığı bilgisine sahip olduğumuz Mutancana Edirne’nin özel yemeklerinden bir diğeri olan olan  Zirva  tarifiyle büyük benzerlikler gösterir.  Zirva  gibi Mutancana tarifinde de Osmanlı yemeklerindeki uygulamalar gereği et ve meyvelerin, tatlı, ekşi ve tuzlu aromaların birlikteliğini görüyoruz. Tarifin orjinali kuzu eti kullanılmasını işaret ederken, sonraki yıllarda tavuk eti ile de bu yemek hazırlanmaktadır. Mutancana günümümüzde Osmanlı Mutfağı örnekleri sunan konsept mutfakların baş tarifleri arasında yer alırken, Edirne yöre mutfağında da diriliğini korumaktadır. Malzemeler : 750 gr kuzu eti 1 su bardağı kızıl üzüm 15 adet arpacık soğan 1 çay bardağı soyulmuş iç badem 4-5 Adet incir 2 Çorba kaşığı bal 3 Çorba kaşığı tereyağ 2 S...

Palamut Pilakisi

aradeniz, Marmara ve Ege gibi üç tarafı farklı karakterde üç ayrı denizle çevrili Trakya’da balık mutfağının yer etmemesi düşünülemez. Balık sezonunun açılışıyla tezgahları süsleyen ilk balık ise şüphesiz palamuttur. Özellikle yörenin Karadeniz kıyılarından tutulan ( İğneada, Kıyıköy vb… ) palamutlar çok daha lezzetli ve tezgahlarda en fazla tercih edilenler arasındadır. Buna karşılık Maramara Denizi’nde de azımsanmayacak ölçüde palamut balığı avlanmaktadır. Yöre mutfağında çeşitli pişirme yöntemleriyle muammele edilebilen palamut balığının en sevilen hazırlanışlarından birisi pilakisidir. Genel olarak  palamut buğulaması  ve pilakisi birbirine çok yakın hazırlanışları ifade ettikleri için zaman zaman karıştırılmaktadır. Hazırlanışlarındaki küçük nüanslar ve ustasının elinden küçük kişisel dokunuşlar bu farkı ortaya koyar. Pilakinin hazırlanışındaki en belirgin fark sebzeli domates sosunun önceden tavada ısıtılıp, sonradan fırın tepsisine alınmasıdır. Buğulamasında ise ...